Haberlerİnceleme

Müzik Tarihini Değiştiren En Önemli 18 Teknoloji

Sesi kaydetmek ve yeniden düzenlemek adına yıllar boyunca uzun yollar katedildiği bir gerçek.Thomas Edison küçük bir çocukken duyma yetisini kaybettiğinden dolayı sesleri kaydetmek için çok çabaladı ve sesleri ilk kaydettiğinde 29 yaşındaydı.1877 yılından beri birçok teknoloji günümüze kadar gelişerek bugün kullandığımız ürünler haline geldi.

Müzik tarihini değiştiren ve devrim yaratan 24 teknoloji ürününü inceliyoruz.

Fonograf (1877)

Fonograf, sesleri yakalayabilen ilk makina olarak tarihe geçmiştir. Thomas Edison tarafından 1877 yılında icat edilmiştir. Edison, ilk denemelerinde, sesleri yakalamak için madeni bir silindir etrafına sarılı ince kalay levha kullanmıştır. Silindir, çevrilebilen bir kolla, hareket ediyordu. Silindire bağlı boru şeklinde ki bir yerden gelen sesler yüksek bir şekilde verildiğinde meydana gelen ses titreşimleri, ince ve hassas tablaya çarpıyor ve böylece, o tablaya eklenen çelik iğne, gelen ses titreşimlerinin yeniden duyulmasını sağlıyordu.Bu tanım size gramafonu hatırlatabilir.Gramafon bu cihazın daha sonra geliştirilmiş halidir.

Mikrofon (1877)

Mikrofon daha önceki yıllarda ortaya çıkmış olsa da onu geliştiren ve bugün kullandığımız mikrofonların atası olarak kabul edebileceğimiz ve 1920’li yıllardan sonra geliştirilmeye devam edilen elektrik mikrofonu icat etmiştir.Bir mikrofon kullandığınız da onun ilk olarak 1877 yılında ki karbon elektret mikrofondan geldiğini unutmayın.

Kulaklıklar (1910)

Nathaniel Baldwin 1910 yılında Amerikan ordusu için kulaklığı icat etmişti.Amerikan ordusunun telgraf seslerini dinlemek istemesi üzerine icat edilen kulaklıkları beğenen ordu daha çok talep etmesine rağmen Nathaniel Baldwin bir atölyesi olmadığını ve ebu kulaklıkları evinin mutfağında ürettiğini söyledi.Sınırlı üretim kabiliyeti sebebiyle Nathaniel Baldwin sadece 10 adet üreterek satış gerçekleştirdi.Aradan geçen 100 yılı aşkın sürede kulaklıklar müthiş bir gelişme yaşadı ve bugünki halini aldı.

Manyetik Bant (1928)

Fritz Pfleumer,o yıllarda tel kayıtlarına alternatif olarak bir sigara kağıdı üzerine demir tozunu lake ile yapıştırarak kayıt yapmayı başarmıştı.Bu sayede yakın zamana kadar kullandığımız bant kayıtlarının icadını gerçekleştirmiş oldu.Yaşı biraz büyük olan arkadaşlar kasetler ile çok müzik dinlemiştir.Fritz Pfleumer 1932 yılında AEG firmasına buluşunu kullanma hakkını vererek müzik endüstrisi başta olmak üzere ses teknolojilieri adına büyük bir başarıya imza atmıştır.

Kaçırmayın !!!  Aretha Franklin Hayatı Belgesel Film Oluyor

LP(Long Play) Plak (1931)

Plak 1880’li yıllarda ortaya çıkmış olsa da bu yıllarda çok kırılgan ve zor sıkıştırılan malzemelerden üretiliyorlardı.1930 yılında Sony firmasının kayıt şirketi olarak bilinen RCA tarafından piyasaya sürülen 33’lük plaklar büyük ses getirdi.Sonra ki yıllarda (1948) Columbia firması tarafından 45’lik ve 78’lik olarak adlandırılan (dakikadaki devir sayısı) pilaklar ortaya çıkmış olsa da malzeme kalitesinin değişmesi ve sonraki gelişmelerin atası olarak Long Play pilaklar devrim niteliği taşımakadır.

AEG Magnetophon Kaset Kayıt Cihazı (1935)

Yukarıda da bahsettiğimiz manyetik bant icadı ve AEG firmasına kullanım izni verilmesinden sonra ortaya çıkan ilk makaradan makaraya kayıt cihazı 1935 yılında piyasaya sürüldü.Tabii ki ses kalitesi oldukça kötü olmasına karşın 1939 yılında bant üzerine yapıştırılan oksit bileşeninin revize edilerek düzeltilmesi sayesinde net kayıtlar alınmaya başlandı.Kasetlerin atası olarak bu cihaz kabul görmektedir.

Regency TR-1 Transistor Radio (1954)

Regency TR-1 ticari amaç ile üretilen ilk transistörlü radyo olma özelliğine sahiptir. 1954 yılında satışa sunulan bu radyo küçük boyutlu ve taşınabilir olması ilgi çekici görünse de kötü ses performansı olması sebebiyle 150.000 adet gibi bir satış rakamına ulaşabildi. Bu cihazdan önce transistörlü sistemler sadece endüstriyel ve askeri alanlarda kullanılıyordu.

JTM45 Amplifikatör (1962)

Jim Marshall 1962 yılında zaten üretimde olan amfinin üzerinde ki hoparlörleri Celestion hoparlörler ile değiştirerek mükemmel bir kabinli amfi üretti.Eric Clapton’ın da üzerinde büyük etkisi olan bu amfi bugüne kadar ki bildiğimiz Marshall amfi karakteristik sesinin ilk ürünü oldu.Daha fazla bilgi için https://muzikveyasam.com/gitar-amfi-kabinleri-ve-hoparlorleri-hakkinda-bilmeniz-gerekenler.html isimli makaleyi okuyabilirsiniz.

Phillips Kompakt Kaset (1963)

1935 yılında AEG’nin ilk makaralı kayıt cihazını üretmesinden sonra piyasaya girerek herkesin gönlünü çalacak ve devrim niteliğinde bir ürün doğdu.Berlin’de 1963 yılında bir fuarda tanıtılan kasetler ses kaydı teknolojisinde bir devrim niteliğindeydi. 3 mm’den biraz daha geniş olan band üzerine yapılan ses kayıtlarının kalitesi o yıllarda gerçekten müthişti.Philips’in ürettiği kasetler o yıllardan 90’lı yılların sonuna kadar bütün müzik piyasasının tek tercihi oldu.Tüm gruplar müzisyenler şarkıcılar satançılar herkes kaydettikleri sesleri bu kasetler ile sevenleriyle buluşturdu.

8 Parçalı Kasetler (1965)

Philips’in kasetleri icadından çok kısa bir süre sonra heryerde bulunabilen bu ürünün daha da gelişmesini sağlayan RCA firması ve Ford işbirliği olmuştu.Arabalarımızda bugün hala bulunan teyp sistemleri o günlerde sadece radyo çalar olarak kullanılıyordu.Ford ve RCA firması büyük bir buluşa imza atarak 8 parçalı kasetçalar ürettiler.Bu kasetler bir nevi programlanmış olduğundan (mekanik olarak) selector tuşuna basıldığında kasetin içinde ki o şarkıya geçiş yapıyordu.CD’lerde ki seçtiğiniz şarkının çalması mantığının ilkel bir halidir.Ancak şarkıları kasetlerden kalem ile sararak seçen bir nesil olarak ülkemizde görmediğimiz bir teknoloji.Zamanında gerçekten devrim yarattığı kesin.

Kaçırmayın !!!  Kirk Hammet Konser Sırasında Düştü

Ayrıca daha detaylı bilgi için aşağıda ki videyoyu izlemenizi tavsiye ederim.

Technics SL-1200 Turntables (1972)

2010 yılında müzik tutkunlarının üzüldüğü bir haber vardı. Panasonic firması Technics SL-1200’lerin üretimini durdurduklarını duyurmuştu. Yaklaşık 30 yıl boyunca, gümüş ve siyah renklere sahip olan bu cihaz 1972 yılında piyasaya sürüldüğünde büyük bir haber olmuştu. Sebebi ise geliştirilmiş ayar özellikleri, basitleştirilmiş başlatma ve durdurma düğmesi,kaliteli motor ve döndürme sistemi sayesinde müzikseverlerin vazgeçilmezi olmuştu.Sanki pikaplar ile daha teknolojik sistemlerin bir karışımı gibiydi.Hatta kaliteli ve dayanıklı motor sistemi sayesinde Hip-Hop müziğinin de doğmasına ve gelişmesine büyük katkı sağlamış olan devrim niteliğinde bir cihazdı.

Walkman (1979)

1980’li yıllara kadar ticari markalar ürünleri çok fazla geliştirmek ile uğraşmazdı.Bu genel durum Sony firmasının 1979 yılında yaptığı büyük bir devrim ile yıkıldı.Philips’in kaset teknolojisini ve Nathaniel Baldwin’in kulaklık denen icadını bir araya getiren Sony Walkman adında müthiş bir buluş gerçekleştirdi.Walkman kocaman kasetçalar yerine portatif taşınabilir bir ürün geliştirdi ve öncelikle Amerika sokaklarında neredeyse herkesin elinde bi tane vardı.Sadece walkman alabilmek için para biriktirdiğimi hatırlarım.

CD ve CD Çalar (1982)

Walkman sayesinde büyük bir başarı ve tecrübe yakalayan Sony daha gelişmiş olan lazer okuyucuları daha portatif hale getirerek müzik çalar yapma konusuna kafa yormaya başlamıştı.Sony çalışanı Norio Ogha tarafından icat edilen bu teknoloji 1 Ekim 1982 yılında piyasaya sürüldü.Amerikalı rock müzisyeni Blly Joel’in 52.Street isimli albümü Cd çalarlar ile çalınan ilk CD albümü olma özelliği taşımaktadır.Zaman içerisinde büyük değişimlere uğrayan bu teknoloji müzik endüstrisinde büyük bir devrim olmuştu.Arabalardan evlerde ki müzik setlerine daha sonraki yıllarda Diskman haline gelen bu teknoloji yıllarca bilgisayar sistemlerinde kullanılmaya devam etti.Günümüzde güncelliğini yitirse de hala vazgeçilmez bir teknoloji olarak devam ediyor.

İnternet (1989)

1989 yılında internetin icadı ile birlikte sadece müzik dünyası değil global anlamda tüm dünya için yeni bir çağ açılmış oldu.Müzik konusuna değinecek olursak,gençler bilmez ama zamanında Napster ile müzik paylaşmanın tadına varmıştık.Tabi davalar üstüste gelince kapanmıştı,fakat yıllar içerisinde birçok müzik paylaşım programları gelmiş olsa da sanırım tamamen yasallaşma sürecinden sonra müzisyenler için Spotify, iTunes gibi online platformların gelişmesi ve bugün heryerden müziğe ulaşmamızı sağlayan world wibe web yani internete selam olsun.

Kaçırmayın !!!  Tony Iommi'nin "Monkey" Gibson SG Special Gitarı Yeniden Tasarlandı

Pro Tools (1991)

1989 yılında Digidesign firmasının kurucuları Peter Gotcher ve Evan Brooks, Apple Macintosh için tamamen dijital bir kayıt ve düzenleme sistemi olan Sound Tools’u ilk kez piyasaya sürdü. Ancak 1991’de Pro Tools olarak yeniden isimlendirilen program ses düzenleme yetenekleri ve hızlı işlem gücü sayesinde çok beğenilmişti.Yıllar sonra Digidesign Pro Tools programını Avid firmasına devretmesiyle birlikte daha da gelişerek bugün kullandığımız halini aldı.Müzik düzenleme konusunda bu dijital yazılım en büyük destekçimiz oldu ve ses mühendisleri,aranjörler ve müzisyenler tarafından en çok tercih edilen program olmayı hala sürdürüyor.

MP3 (1995)

Dünyayı kasıp kavuran ses formatı Mp3 ilk olarak 1982 yılında Alman ses mühendisi Karlheinz Bradenburg tarafından geliştirilmeye başlanmıştı.Kendisi dahil hiç kimse Mp3 formatının buluşundan 13 yıl sonra dünyanın en çok tercih edilen ses formatı olacağını düşünmemiştir herhalde.

Mp3 formatının açılımı aslında “MPEG layer 3” demektir.Mp3 formatı 1995 yılında müzik endüstrisine girmiş ve müzik severlerin en çok kullandığı ses formatı olmuştur.Bir adet CD üzerine 3-4 dakikalık bir şarkının yazıldığında ortalama 5 mb gibi bir kapasiteye sahip olması onu en çok tercih edilen ses formatı yaptı.

iPod (2001)

Çığır açan Walkman ve Discman furyasından sonra Ekim 2001 yılında yeni bir tekn oloji doğdu.Apple firması tarafından geliştirilen iPod 5 Gb hafızaya sahipti ve Mp3 formatını desteklemesinden dolayı hafızasına yüzlerce şarkıyı alabiliyordu.Walkman ve Discman teknolojisinin daha dijital bir versiyonu gibi düşünebilirsiniz.Fakat en büyük farkı kasetler gibi az şarkı almıyor,CDler gibi sarsıldıkça sesleri bozulmuyor ve istediğiniz şarkıyı silip istediğinizi bilgisayar bağlantısı sayesinde içerisine atabiliyordunuz.Yani sınırsız bir müzik keyfi yaşayabiliyordunuz.

GaragaBand (2004)

2002 yılında Alman Emagic firmasını satın alan Steve Jobs mühendis Gerhard Lengeling ile anlaşarak ev kullanıcılarının ve amatör müzisyenlerin çalışabileceği bir program geliştirmek istediler.Sadece 2 yıl sonra 2004’de GarageBand programı ortaya çıktı ve uzun yıllardır vazgeçilmez olan Pro Tools ile kapışmaya başladı.Hala mac kullanıcıları için büyük kolaylıklar sağlayan GarageBand her ne kadar amatör ve ev kullanıcıları için uygun şartları sağlasa da profesyonel ses düzenleme yazılımı konusunda kendisini geliştirmedi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı